Bu gönderiyi oylayın.
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Trioit bezi erkek boyun kısmında adem elması olarak adlandırılan kıkırdak bölgenin altında yer alır. Kadınlarda da aynı yerde konumlanan tiroit bezi, vücuttaki bütün dokuları etkileyecek kadar önemli yapıdır. T3 ve T4 hormonlarının üretimi, depolaması ve kan dolaşımına bırakılması tiroit bezinin görevidir. Pek çok bedensel fonksiyonda önemli rolü olan bu bezlerin çalışmasında aksaklık meydana gelirse, sağlık açısından çeşitli olumsuz sorunlar gözlemlenebilir. Bu yazımızda tiroit bezinin tam kapasiteyle çalışamamasından kaynaklanan hipotiroidizm nedir, hangi belirtileri gösterir ve nasıl tedavi edilir?

Hipotiroidizm Nedir?

Hipotiroidizm, tiroid bezinin yetersiz çalışması sonucunda vücut fonksiyonlarının aksamadan devam etmesi için gereken tiroid hormonlarını gerektiği kadar salgılamaması ile karakterize bir hastalıktır. Tiroid bezi yetersizliği genellikle bağışıklık sistemi kaynaklıdır. Nadir olarak ise yetersiz iyot alımı gibi durumlar neticesinde ortaya çıkar.

Hipofizin salgıladığı TSH hormonu, tiroit bezinin yeterli çalışıp çalışmadığını anlamada etkilidir. TSH, tiroit bezinde bulunan hormon üretim kısımlarını uyarır ve daha fazla hormonun kana karışmasını sağlar. Eğer tiroit bezi olması gerektiğinden daha yavaş çalışıyorsa, hipofizden kana salınan TSH miktarında da artış gözlenir. Bu durum hipotiroidizm olarak adlandırılır ve dokuların yeterli hormon almamasıyla sonuçlanır. Yan etki olarak metabolizma da bu süreçte iyice yavaşlar. Bebek ve çocuklar için ciddi gelişme geriliğine neden olabilen hipotiroidizm tedavisinin vakit kaybetmeden başlatılması, geri dönülmez sorunların ortaya çıkma riskini azaltır. Yetişkinlerde ise yavaşlayan vücut fonksiyonları, hastalık tedavi edildiğinde eski haline döner. Bu nedenle hastalık belirtilerini gösterme durumunda uzman doktora görünmekte fayda vardır.

Hipotiroidizm Neden Olur?

Hipotiroidizm farklı etmenler nedeniyle ortaya çıkabilir. Bunlar arasında ışın tedavisi, bağışıklık sisteminin vücut dokularına saldırma durumu ve tiroid cerrahisi gibi farklı nedenler sayılabilir.

Tiroid bezindeki fonksiyon sıkıntısı kendinden kaynaklıysa primer, üst merkez kaynaklıysa sekonder hipotiroidizm olarak gruplandırılır. Bu hastalık genellikle tiroid bezinden kaynaklanır ve temelinde yetersiz iyot alımı bulunur.

Sekonder hastalıklarda ise Hashimoto hastalığı en sık karşılaşılan neden olma durumudur.  Bu hastalıkta bağışıklık sistemi tiroid bezine saldırarak işlevini kısıtlar. Hipotiroidizme neden olan diğer durumlar ise şu şekilde sıralanır:

  • Çeşitli hastalıkların tedavi uygulamaları tiroid bezinde işlev bozukluğuna yol açabilir. Ritm bozukluğu gibi bazı sorunların tedavisinde etkili olan ilaçlar ve antibiyotikler hipotiroidizme neden olabilir.
  • Özellikle baş ve boyun bölgesinde uygulanan radyasyon (ışın) tedavileri, tiroid bezinde hasar oluşturabilir.
  • Hipotalamus ve hipofizde oluşan herhangi bir sorun hipotiroidizm nedeni olabilir. Bu grup sekonder (ikincil) sınıftadır. Hipofizde veya beyinde tümör oluşumu, tiorid bezi fonksiyonunda bozulma ile sonuçlanan sorunlar oluşturabilir. Salgılanan uyarıcı hormon seviyelerindeki farklılık tiroid bezini etkileyebilir.
  • Hastalığın en yaygın nedeni iyot dengesizliğidir. Gelişim sırasında yetersiz ve sağlıksız beslenme hipotiroidizm ile sonuçlanabilir. Karnabahar, lahana, brokoli ve soya gibi besinlerin sık tüketilmesi de bu duruma zemin hazırlayabilir.
  • Tiroid ameliyatı sırasında bezi çıkartılan hastalarda, tiorid hormonunun düzenli olarak kullanılması gerekir. Hormon kullanımının sınırlandırılması hastalıkla sonuçlanabilir.
  • Tedavide kullanılan çeşitli ilaçlar ve radyoaktif iyot bazı durumlarda tiroid bezinin baskılanmasına neden olabilir.
  • Genetik olarak tiroid bezi gelişiminde sorun olan hastalarda bez görevini tam olarak yerine getiremeyebilir.
  • Gebelik bazı durumlarda hipotiroidizm ile sonuçlanabilir.

Hipotiroidizm Belirtileri Nelerdir?

Hipotiroidizmde ortaya çıkan belirtilerin çoğu farklı hastalıklarda oluşan belirtilerle karıştırılabilir. Genel olarak yorgunluk, halsizlik, kabızlık, konsantrasyonda güçlük, üşüme ve soğuğa tahammül edememe gibi belirtilerle kendini gösteren bu hastalıkta bazı hastalarda cilt kuruluğu gibi çeşitli dermatolojik belirtiler de gözlenebilir. Bu belirtilerin pek çoğu farklı hastalıklar nedeniyle oluşabileceğinden ilk başta hipotiroidizm anlaşılamayabilir. Tiroit bezinin yetersiz çalışması ile ortaya çıkan diğer belirtiler şu şekilde sıralanır:

  • Titreme
  • Ses kısıklığı
  • Vücutta şişkinlik
  • Deride turuncuya dönen renk farklılıkları
  • El, yüz ve gövdede gözle görülebilir şişme oluşumu
  • Saç dökülmesi
  • Depresyon
  • Uyku güçlüğü
  • Kısa süreli hafıza kaybı
  • Adet düzensizliği
  • Kilo alma
  • B12 eksikliği
  • Kansızlık
  • Az terleme

yukarıda sıralanan belirtileri gösteren hastaların, en doğru tanı ve tedavi yöntemi için çok geçmeden uzman hekime başvurması önerilir.

Hipotiroidizm Nasıl Tedavi Edilir?

Hipotiroidizm genellikle ömür boyu süren bir tedavi gerektirir. Bu hastalarda düzenli kontrol ve ilaç kullanımı en yaygın tedavi yöntemlerindendir. Çok nadir de olsa, Hashimoto nedeniyle tiroid bezinin az çalışması oluşan hastalada kendi kendine düzelme gözlenebilir. Ancak bu oran %10 gibi oldukça düşük bir seviyededir.

  • Hipotiroidizm tedavisinde öncelik kandaki eksik hormonları olması gereken düzeye çıkarmaktır. Bu nedenle hastaya tiroit hormon takviyesi yapılmalıdır. Bu takviyeler genellikle tiroid tabletleri şeklinde olur.
  • Hashimoto nedeniyle oluşandurumlarda, tiroit bezinde yıllar içinde tahribat meydana gelir ve vücuttaki eksik tiroid hormonunu sağlamak için ömür boyu takviye yöntemleri uygulanır.
  • Hormon takviyesi doktor kontrolünde gerçekleştirilir ve genellikle sabah kahvaltısından minimum yarım saat önce, aç karnına olmak üzere alınır. Ayrıca alınan tiroid ilaçlarının yanında mide ilacı, demir ilacı, kalsiyum tableti gibi farklı ilaçların alınması ve yemekle birlikte yutulması; hormonun bağırsaktan emilerek işe yaramamasına neden olur. Bu nedenle tiroit hormon ilaçları tek başına alınmalıdır.
  • Gebelik sırasında da tiroid ilaçları kullanılabilir. Gebelik sırasında alınan dozların iyi ayarlanması ve bazı durumlarda farklı ilaç alternatiflerine geçiş yapılması gerekebilir. Planlanan bir gebelik varsa, hastaların öncelikle endokrinoloji uzmanına görünerek uygun ilaç değişikliğinin yapılması gerekir. Çünkü bebekte vücut gelişimi ve zeka sağlığının korunması için kullanılan ilaçların yeniden düzenlenmesi önerilebilir.

Subakut tioidi ve sessiz lenfositik tiroid gibi bazı hipotiroidizm türlerinde, tiroit bezinde kalıcı bir hasar oluşmaz. Bu nedenle hastanın ömür boyu ilaç kullanmasına gerek olmaz. Genellikle belirti göstermeden seyreden bu hastalıkların teşhis edilebilmesi için 30 yaşından sonra en az 5 yılda, 55 yaşından sonra en az 2 yılda bir düzenli hormon seviye ölçümü önerilir.

Hipotiroidizm ve Beslenme

Hipotiroidizm hastalarında ilaç ve hormon kullanımının yanında beslenme düzeninin de yeniden ayarlanması gerekir. Ancak diyet tek başına uygulanan bir tedavi yöntemi değildir, sadece ek destekleyici görevi görür. Hastalık vücutta iyot yetersizliğine neden olduğundan, iyot bakımından zengin gıdaların tüketilmesi diyette önceliktir. İyotlu sofra tuzu kullanmak ve süt, peynir, yoğurt gibi iyot içerikli besinlerin tüketilmesi önerilir. Besin alımının tiroid ilaçlarının emilimine etki etmeyecek şekilde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle hipotiroidizm hastalarında bazı besinler tüketilirken ilaçtan çok daha önce veya sonra olacak şekilde ayarlanmalıdır.

Hipotiroidizm hastalarına B vitamini, selenyum ve antioksidan tüketimi önerilir.

Gastrik Volvulus Tanısı ve Teşhisi Nasıl Olur?

Mide volvulusu oldukça nadir görülmesinin yanında, hasta için son derece tehlikeli bir durumdur. Bu nedenle hastalığın kesin tanısı tedavinin gecikmemesi ve hastanın hayati durumu için oldukça önemlidir. Genellikle mide volvulusunun kesin tanısı cerrahi müdahale sırasında konulur. Ameliyat öncesi tanı yöntemleri ise ileri seviye radyolojik incelemeler gerektirir, çünkü genel radyolojik yöntemler tanı koymak için yeterli değildir.

Mide volvulusunun teşhis edilmesi için uygulanan ileri seviyeli radyolojik tetkikler arasında;

  • Oniki parmak bağırsağı pasaj grafisi,
  • Baryumlu özofagus,
  • Karın ulstrasonu,
  • Bilgisayarlı tomografi

gibi yöntemler yer alır. Bunların yanında endoskopik görüntüleme yöntemleri de uygulanan tetkikler arasındadır.

Gastrik Volvulus Tedavisi

Gastrik volvulus tedavisi operasyon gerektirir. Bu operasyon açık veya kapalı olmak üzere iki yöntemle yapılabilir. Hastalığın ilerleme seviyesine göre iki yöntemden biri tercih edilir ve operasyonla midenin orjinal konumuna getirilerek sabitlenmesi sağlanır. Ayrıca operasyon sırasında, volvulusa sebebiyet veren bir sorun ya da bozukluk varsa bunun tedavisi de yapılır.

Gastrik volvulus tedavisinin zamanında yapılması hasta için son derece hayatidir. Çünkü tedavinin gecikmesi zaman içinde hastada mide ölümü, delinmesi, pankreatit ve pankreatit şok gibi çok daha ağır rahatsızlıkların gelişmesine neden olabilir. Çok ileri seviye hastalarda ölüme kadar giden ciddi komplikasyonlar oluşabilir.