Bu gönderiyi oylayın.
[Toplam: 3 Ortalama: 5]

Diyabet; pankreasın, kan şekerini düzenleyen bir hormon olan insülini yeterli üretemediği ya da üretilen insülinin kullanımında bozukluk sonucu oluşan kandaki şeker düzeyinin yükselmesiyle gelişen süreğen (kronik) bir hastalıktır.

Bu hastalık ile alakalı uygulanan belli başlı cerrahi müdahaleler bulunur. Besinler, vücudun başlıca yakıtı olan glukoza (şeker) dönüşmek üzere bağırsaklarımızda parçalanırlar.

Daha sonra bu glukoz bağırsaklardan kana geçer ve kandaki şeker düzeyi yükselmeye başlar.

İnsülin hormonu eksikliği ya da kullanım bozukluğu var ise şeker hücrenin içine taşınamayacağı için, glukoz kanda artarak şeker hastalığı denilen kan şekeri yükselmesi gelişmiş olur.

Normal bireylerle, belirgin diyabet arasındaki süreç “prediyabet” olarak adlandırılır.

Prediyabet, ileride diyabet gelişme riskinin yüksek olduğunun göstergesidir ve bu dönemde yaşam tarzındaki değişikliklerle diyabet gelişmesi %45-48 önlenebilir.

Diyabet Cerrahisinde Hangi Organa Operasyon Yapılır?

Cerrahi uygulanacak hastalar; beklenen yarar, cerrahinin risk ve uzun süreli sonuçları, ömür boyu beslenme danışmanlığı ve biyokimyasal takibin gerekeceği konusunda açıkça bilgilendirilmedir.

Bu yöntemde mide hacminin % 90’ı küçültülürken, duadenum bypass edilerek malabsorbsiyon sağlanır.

Gastrojejunostomi için ROUX bacağı kolon ve mide önünden, kolon önü ve mide arkasından ya da kolon ve mide arkasından yukarıya çekilebilir.

Mide lineer stapler (60 mm uzunluk ve 3,8 mm kalınlıkta) ile özofagogastrik bileşkenin 3-5 cm distalinden küçük kurvaturaya dik olarak kesildikten sonra his açısına doğru kesme işlemi tamamlanarak POŞ oluşturulur.

Ameliyat sonrası sıvı desteği ve yeterli idrar çıkartılması çok önemlidir. laparoskopik ayarlanabilir gastrik band(mide bandı, mide kelepçesi: LAGB): Sadece RESTRİKTİF etkili bir ameliyat yöntemidir.

Midenin proksimaline, kardiyanın alt kısmına ayarlanabilir band yerleştirilir. 1984 yılında ilk kez geliştirilen bu yöntem, Avrupa ve Avustralya‘da daha sık uygulanmaktadır.

ABD’de 2011 yılında FDA onayı aldıktan sonra kullanımı hızla yaygınlaşmaya başlamıştır.

Diyabet Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Diyabet cerrahisinde en hassas konulardan biri kimlere uygulandığıdır. Diyabet ameliyatı tip 2 diyabet hastalarına yapılmaktadır.

Tip 1 diyabet: Genellikle mutlak insülin eksikliğine yol açan pankreas beta adacık hücrelerinde otoimmün yıkım sonucu oluşur.

Genellikle erken yaşlarda başlar. hiperglisemiye ait semptomlar aniden ortaya çıkar. Diyabetik ketoasidoza ilerleyebilir. Tedavisinde insülin kullanılır.

Tip 2 diyabet: İnsülin direnci nedeni ile insülin yanıtındaki yetersizlik ve beta hücre yetersizliği sonucu insülin sekresyonkusuruna bağlıdır. Genellikle genetik yatkınlık ve sinsi başlangıç söz konusudur.

Hastaların çoğu (% 85-95’i) tip 2 diyabet hastalardır. Çoğunlukla 30 yaş sonrası ortaya çıkar. Zaman içinde diyabetteki hiperglisemi birçok yaşamsal organda uzun dönemli hasara, disfonksiyona ve yetmezliğe neden olmaktadır.

Aşırı kilodan dolayı gelişen yeterli solunum yapamama olarak tanımlanan obezite-hipoventilasyon sendromu, günlük yaşamı etkileyen artrit gibi durumlardan herhangi birinin olması halinde ve BKİ 35’in üzerindeyse diyabet cerrahisi uygulanabilir.

Diyabet Cerrahisi Hastalarına Ameliyat Nasıl Yapılır?

Diyabet cerrahi hastalığında klasik tedavi kan şekerini düşürmekle ilgilidir. Midenin %50’lik kısmı çıkarılır, ince bağırsakların yeri değişir.

Bu değişiklikle pankreastan insülin salgılanması uyarısı gelir ve etkinlik artar. İnce Bağırsakların son 250 cm bölümü ( ince bağırsakların bu son 250cmlik bölümünün adı ileum olarak geçer ve insanlarda insülin salgılanmasını sağlayan L hücreleri bağırsakların bu bölümündedir ) ölçülerek midenin alt ucuna yan-yana birleştirilir.

Ameliyat kapalı yöntem ile uygulanır. Karın içi karbondioksit gazı ile şişirilir.

Hastalar kendi vücutlarını insülini kullanarak kan şekeri düzeyleri kontrol altına alınır ve hastalar kullandıkları şeker hapları ve kullandıkları insülin iğnelerinden kurtulabilirler.

Diyabet Cerrahisi Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Cerrahi ameliyatlarda organ deformasyonlarına göre ayrı ayrı değerlendirme yapılır.

  • İnsülin üretme kapasitesi için tahlil yapılır.
  • LAPAROSKOPİK kapalı yapılan bir ameliyattır.
  • Yaralar geç iyileşmez çünkü kalem genişliğinde delikler açılarak ameliyat yapılır dolayısıyla dikiş gerektirmez
  • Operasyon süresi 2- 3 saat aralığındadır.
  • Ameliyat bitiminde hasta 4 en geç 6 saat içinde ayağa kalkabilir.
  • 48 saat içinde ilaçlı sızdırmazlık testi yapılır.
  • Mide üzerindeki açlık hormonuna müdahale edilir.
  • aşamada ise bağırsaklarda değişiklik yapılarak pankreas aktif hale getirilir.

Diyabet Cerrahisi Riskleri Nelerdir?

Diyabet açısından risk grupları belirlenemediği, hastalığın gelişmesinin önlenemediğinde hasta sayısı artmakta, beraberinde hasta eğitimine yeterince kaynak ayrılamadığında başta kalp krizleri, böbrek yetmezliği, göz sorunları, ayak yaraları ve ampütasyonları ciddi bir yük oluşturmaktadır.

Tip 1 diyabetin önlenmesine yönelik kanıt temelli çalışmalarda başarı sağlanamamasına karşın Tip 2 diyabetin oluşmasını kolaylaştırıcı veya önlenmesi ile ilgili birçok kanıt temelli çalışma bulunmakta olup bu çalışmalarda yaşam biçimi değişikliklerinin başarısı gösterilmiştir

Diyabeti Önleme Programı çalışmasında beslenme egzersiz vücut ağırlığı kontrolü ile özellikle diyabete yatkın etnik gruplarda tip 2 diyabetin % 58 gibi büyük bir oranda önlenebildiği gösterilmiştir.

Diyabetin risk faktörleri; değiştirilemez ve değiştirilebilir/kontrol edilebilir risk faktörleri olarak sınıflandırılabilir. Değiştirilemez risk faktörleri genetik faktörler, yaş ve cinsiyettir.

Yaşla birlikte diyabet riski artmaktadır ancak çocuk ve adolesanlarda da tip 2 diyabet gelişiminde artış görülmektedir.

Bu risk gruplarının daha genç yaşlardan itibaren daha sık aralıklarla araştırılması gereklidir.

2,5 Ülkemizde yaygın olarak kullanılan ve Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği tarafından da refere edilen “Fındrısk Tip 2 Diyabet Risk Değerlendirme Formu erken dönemde Tip 2 diyabet riskini belirlemede yararlı olduğu ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır.

Kimler Diyabet Cerrahisi Olamaz?

Diyabet ameliyatı vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan insülin depoları tükenmemiş Tip 2 şeker hastalarına yapılmaktadır.

Fakat bütün tip 2 şeker hastalarına da ameliyat yapılmaz. Çünkü önemli olan pankreasın insülin üretmesini korumuş olması gerekmektedir.

Cerrahi ile diyabetin tedavi edilmesi obezite ile ilişkili diyabet gibi hipertansif  kalp hastalığı gibi birçok metabolik problemin de iyileşmesini sağlıyor.

Ancak başarılı ve etkili bir cerrahi için önemli Kriterler var. Bunların başında hastaların dikkatli seçilmesi geliyor. Diyabet cerrahisi sayısında gün geçtikçe artış gözlemliyoruz.

Hatta son yayınlarda tüm diyabet ameliyatlarının yüzde 10’unu bu grubun oluşturduğu belirtiliyor. Siroz hastaları için de diyabet cerrahisinin riskleri var.

Eğer herhangi bir nedenle cerrahi gerekiyorsa karaciğer ve eşlik eden böbrek yetmezliği, pıhtılaşma bozukluğuna bağlı kanama tehlikesi söz konusu. Bu ölüme de yol açabiliyor.

Bu durumda diyabet cerrahisi olması mümkün değildir.18 yaşından küçük veya 65 yaşından büyük olanlar ile tedavi edilmemiş diyabete yol açan bir endokrin hastalığına sahip kişiler diyabet cerrahisi olamaz.

Diyabet Cerrahisi Çeşitleri Nelerdir?

ROUX-en-Y gastrik bypass (RYGB): İlk kez 1960 yılında yapılan bu ameliyat yöntemi, restriktif ve malabsorbtif etkilidir.

Laparoskopik ayarlanabilir gastrik band (mide bandı, mide kelepçesi: LAGB): Sadece restriktif etkili bir ameliyat yöntemidir. Midenin proksimaline, kardiyanın alt kısmına ayarlanabilir band yerleştirilir. 1984 yılında ilk kez geliştirilen bu yöntem, Avrupa ve Avustralya‘da daha sık uygulanmaktadır

Sleve gastrektomi (tüp mide: sg): Midenin büyük KURVATUR kısmının büyük bölümünün çıkarılarak tüp şeklini aldığı bir tür parsiyel gastrektomidir.

Bilyopankreatik diversiyon (bpd): Ameliyatın temel amacı; alınan besinlerle safra ve pankreas salgıların temasını en aza indirerek absorbeedilmeden atılmalarını sağlamaktır

Duodenal switch (ds): Bu ameliyat, PİLOR koruyuculu vertikal subtotal gastrektomi  bypass ve duodenal switch  işlemini kapsar.

Bilyopankreatik Diversiyon + Duodenal Switch (bpd/ ds): bilyopankreatik diversiyonun bir varyantı ve primer malabsorbsiyon yöntemidir.

Vertikal Band Gastroplasti (VBG): Pür restriktif bir ameliyattır. Midenin üst kısmına vertikal stapler uygulanır. Alt uç, meç veya BAND ile sarılır.

Jejunuileyal bypass (JİB): İlk kez 1969 yılında yapılmış tarihi önemi olan ameliyattır. Treitz ligamanı  yakınından jejunum kesilir ve ileoçekal valv  yakınlarına ileum ile anastamoz yapılır.

Diyabet Cerrahisi Sonrası Beslenme

Diyabet cerrahi sonrası, hastanın beslenme durumunun değerlendirilmesi ve ameliyat sonrası düzenli takip zorunlu olmalıdır.

Ameliyat sonrası ağırlık yönetimine karar verilmiş olması, ağırlık kaybı için son derece önemlidir.

  • Kalorisiz veya düşük kalorili içecekleri tercih etmek
  • Her koşulda beslenme programına uygun besinleri seçmeye özen göstermek
  • Mümkün olduğunca iyi çiğneyerek yavaş yemek,
  • Akşam yemekten sonra bir şey yememek,

Akşam öğününü olanaklar elverdiği sürece 18: 00-20: 00 saatleri arasında yemek, sonrasında yüksek enerjili besinlerden uzak durmak (şekersiz çay, ıhlamur içilebilir), alkol, zengin soslar ve süslemelerden kaçınmak.

Geç kahvaltı yapılmamalı, 4 saatten daha uzun süre aç kalınmamalı, ana ve ara öğünlerde proteinden zengin besinler tercih edilmelidir. Sebze meyve gibi lifli besinlere mutlaka yer verilmelidir.

Günde en az 6-8 bardak su tüketilmelidir. Diyabetin tedavi edilebilmesinde ve sürecin devam ettirilebilmesinde cerrahi alanında deneyimli cerrah, diyetisyen, psikolog ve alanda uzmanlığa sahip bir psikiyatrın da olduğu multi-disipliner bir ekip oldukça önemlidir.