Bu gönderiyi oylayın.
[Toplam: 3 Ortalama: 5]

Sağlıksız ve fast food tarzı gıdaların daha sık tüketilmesiyle birlikte obeziteli birey sayısında da artış gözüküyor. Bu nedenle her geçen gün obezite tedavi ve cerrahi yöntemlerinde de gelişme kaydediliyor.

Obezite ameliyatları arasında en fazla tercih edileni ise tüp mide ameliyatı ya da diğer adıyla sleeve gastrektomi ameliyatı oluyor.

İlk olarak 1988 yılında uygulanmaya başlayan tüp mide ameliyatı, diyet ve egzersiz uygulamaya rağmen kilo veremeyen obezite hastalarının başvurduğu bir cerrahi operasyondur.

Operasyon temel olarak midenin cerrahi işlemler uygulanarak tüp şekline getirilmesi halinde gerçekleştirilir. Sindirim sistemi organlarının yapısı mide haricinde tüp ya da boru şeklindedir.

Mide ise daha fazla besin alabilmek için kese şeklindedir. Midenin büyük bir kısmı çıkarılır ve mide yemek borusunun devamı haline gelir.

Bu operasyonda mideye dışarıdan bir cisim yerleştirilmez ancak işlem sonunda midenin şekli tüpe benzediği için ameliyatın adı da tüp mide ameliyatı olarak geçer.

Tüp Mide Ameliyatı Avantajları Nelerdir?

Obezite tedavisinde diyet, egzersiz ve ilaç kullanımı tüp mide operasyonu kadar etkili değildir.

Tüp mide ameliyatı, midenin küçülerek daha az besin almasına ve obeziteli hastaların kilo vererek sağlıklarına kavuşmasına yarar. Bu operasyonda midenin salgıladığı açlık hormonu seviyesinde de düşüş gözlenir.

Dolayısıyla operasyonu geçiren hastaların yemek yemeye karşı duydukları istek azalır ve kilo verme süreci hızlanır.

Obezite tedavisinde pek çok cerrahi operasyon uygulanır. Kişinin ihtiyacına yönelik uygulanan operasyonlar arasında tüp mide ameliyatı, pek çoğuna göre avantajlıdır.

Ameliyat sonrası gıda geçişinin normal seyrini bozmaması nedeniyle insan anatomisi ve sindirim sistemine daha uygun bir tedavi yöntemidir.

Diğer uygulamalara göre daha kısa ve kolay geçmesi de tüp mide ameliyatının avantajlarından biridir. Kısa anestezi süresi sayesinde, anesteziye bağlı komplikasyon oluşum riski düşük tutulur.

Bütün bu avantajlar nedeniyle, bütün dünyada en sık uygulanan cerrahi obezite tekniğidir.

Tüp Mide Ameliyatı Dezavantajları Nelerdir?

Her ameliyat ve cerrahi müdahalede olduğu gibi gastrektominin da kendine göre bir takım dezavantajları vardır.

Tüp mide ameliyatında midenin şekli geri dönüşü olmayan bir şekilde bozulur. Bu, gastrektominin en büyük dezavantajıdır.

Fakat mide genişleyebilen bir organdır. Bu nedenle mide tüp şekline getirilmiş olsa da, ileriki yıllarda genişleyerek zayıflama etkisini azaltabilir.

Bunun yanı sıra, yüksek kalorili şekerli içeceklere ve katı besinlere düşkün olan hastalarda zayıflama etkisi düşük olabilir.

Yüksek kalorili beslenme şekline adapte olmuş bireylerde tüp mide ameliyatı sonrasında aşırı zayıflama gözlenmeyebilir. Bu nedenle hastaların ameliyat sonrasında dengeli beslenme ve sporu alışkanlık haline getirmesi gerekir.

Tüp Mide Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Tüp mide ameliyatı, bir cerrahi operasyon olduğu için bütün diğer ameliyatlar gibi risklidir. Bu nedenle bu ameliyatı geçiren kişilerde nadir de olsa çeşitli komplikasyonlar görülebilir.

Ameliyat sırasında komplikasyon görülme oranı; hastanın yaşı, kilosu ve diğer hastalıklarıyla doğrudan ilişkilidir.

Bütün bunlara rağmen, gastrektomi ölüm riski en düşük olan cerrahi operasyonlardandır. Ayrıca obezitenin getirdiği hayati riskler, ameliyat riskinden çok daha fazladır.

Tüp mide ameliyatı, obezitenin neden olduğu karaciğer yağlanması, şeker, yüksek tansiyon ve böbrek hastalıkları gibi hastalıkların riskini en aza indirger.

Bunun yanı sıra, obez hastaların ameliyat olma riskleri vardır. Sadece tüp mide cerrahisi için geçerli olmayan bu riskler kalp, akciğer, böbrek yetmezliği gibi hastanın kilosuna bağlı oluşan sorunlardır.

Bütün cerrahi müdahalelerde genel risk faktörleri de vardır. Her ameliyatta, hastada kanama ve enfeksiyon oluşumu görülebilir.

Tüp mide ameliyatının genel dezavantajları şunlardır:

  • Ameliyat sonrası ileri evre reflü oluşabilir.
  • Ameliyat sırasında mide kanaması ya da karın içi kanama riski vardır.
  • Erken evre kaçak problemi oluşabilir.
  • Bulantı, kusma, karında şişlik ve mide boşalma güçlüğü oluşabilir.
  • Boru şekline getirilen mide sonraki aşamalarda genişleyebilir.
  • Midenin genişlemesiyle birlikte hastada tekrar kilo alımı gözlenebilir.

Tüp Mide Ameliyatı Olmak İçin Kaç Kilo Olmak Lazım?

Her obezite hastasına uygulanmaz. Bunun için bazı kriterler vardır ve bu kriterlerin başında vücut kitle endeksi gelir.

Hastanın kg cinsinden ağırlığının m cinsinden boyunun karesine bölünmesiyle elde edilen vücut kitle endeksi, 18-25 değerleri arasındaysa normal kabul edilir.

Çıkan değer 30’dan fazlaysa obezite göstergesidir. Fakat her obeziteli birey tüp mide ameliyatı için uygun değildir.

Gastrektomi ı, vücut kitle endeksi 35’ten fazla olan ve obeziteden kaynaklı hastalıklar yaşayan bireylere uygulanabilir.

Vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olan hastalarda ise herhangi bir obezite kaynaklı rahatsızlık ve hastalık gözlenmese bile tüp mide ameliyatı uygulanabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Obezite hastası bireylerin, tüp mide ameliyatı ya da benzeri cerrahi operasyonlara başvurmadan önce dengeli beslenme ve egzersiz adımlarını denemiş olmaları önerilir.

Diyet ve egzersize rağmen kilo veremeyen hastalarda cerrahi müdahale uygulanabilir. Fakat gastrektomi uygulanması için bazı gereklilikler vardır.

Öncelikle hastanın 18-80 yaş arasında olması ve anesteziyi kaldırabilmesi gerekir. Anestezi uygulamasının riskli olduğu hastalar, gastrektomine uygun değildir.

Bu ameliyat, vücut kitle endeksi 35’ten fazla olan ve ek hastalığı bulunan bireyler için uygundur.

Bütün kriterlere uymasına rağmen alkol ve madde bağımlısı olan ve psikolojik bozuklukları bulunan hastalarda gastrektomi uygulanmaz.

Ayrıca yemek yemeyi kontrol edemeyen ve ameliyat sonrasında beslenme alışkanlıklarını değiştirme niyetinde olmayan hastalarda da bu ameliyatın uygulanması önerilmez.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Uygulanır?

Tüp mide ameliyatı, hastaya genel anestezi uygulanarak gerçekleştirilir. Genelde laparoskopik yani kapalı olarak uygulanan ameliyatta, hastanın karın içine birkaç delik açılarak giriş sağlanır.

Bazı durumlarda robot el de kullanılabilir. Karında açılan minik delikler ileriki aşamada iz bırakmaması ve görünür olmaması nedeniyle tercih edilir.

İlk önce işlem sırasında darlık ya da tıkanıklık olmaması için mide girişine bir kalibrasyon tüpü yerleştirilir. Daha sonra midenin tüp şekline gelmesi sağlanır ve yaklaşık %80’i kesilerek çıkarılır.

İşlem sonunda en başta yerleştirilen kalibrasyon tüpü çıkarılır ve farklı tekniklerle hastada kaçak olup olmadığı kontrol edilir.

Tüp mide ameliyatı sırasında mide giriş çıkışının korunması, sindirim sistemi devamlılığında sorun olmamasını sağlar.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Ölüm Riski Var Mıdır?

Tüp mide ameliyatı riski çok düşük olan ameliyatlardan biridir. Bu ameliyat sırasında ölüm riski binde birdir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İç Dikişler Ne Zaman İyileşir?

Tüp mide ameliyatı genelde laparoskopik olarak uygulandığı için, hastadaki iyileşme süresi de oldukça kısadır.

Karın kasları ve zarlarının kesilmediği ameliyatlarda, karın içinde ilk gün basınç ve hafif ağrı hissetmek normaldir. İlk gün yürüyebilir hale gelen hastalarda iç dikişlerin tamamen iyileşme süresi ortalama 15 gündür.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Nasıl Beslenilmelidir?

Tüp mide ameliyatı sonrasında dengeli ve düzenli bir diyet programı uygulanmalıdır.

Düşük kalorili, yağsız ve sağlıklı gıdalarla beslenmeyen; düzenli egzersiz yapmayan hastalarda tekrar kilo alımı kaçınılmazdır. Bu nedenle ameliyat sonrası verilen diyet programına harfiyen uyulması gerekir.