Bu gönderiyi oylayın.
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Tip 2 diyabet, halk arasında şeker hastalığı olarak tanımlanan ve çağımız hastalıkları arasında en ön sıralarda yer alan Tip 2 Diyabet kavramı, kan şekerinin yükselmesi durumunda meydana gelen bir metabolizma hastalığıdır.

Toplumumuzda çok fazla rastlanılan kronik bir hastalık türüdür. Kandaki şeker düzeyini dengeleyen insülin hormonu görevini yerine getiremediğinde yani vücut hücrelerinin insülin hormonuna duyarsızlaşması bu tip hastalığı oluşturmaktadır.

İnsülin hormonunun vücuttaki görevinin ihlali ile yani insülin hormonu üretiminin Pankreastan, eksik salgılanması ya da tamamen salgılanmaması şeker hastalığına neden olmaktadır.

Yaşanması durumunda ihmal edilmemesi gereken önemli bir hastalıktır.

Peş peşe idrara çıkma, su içme sıklığının artması, sürekli yemek yeme ile beraber doymama hissi, belirli doyum noktasının olmaması, ağızda kuruma, vücut kaşıntıları, görme hasarları, durduk yerde yorulma gibi belirtiler ile kendini gösterir.

Birçok hastalığın karşımıza çıkmasına öncelik veren Tip 2 Diyabet, Diyabet hastalıkları arasında en tehlikeli olanıdır.

Tip 2 Diyabet Geçer mi?

Tip 2 diyabet teşhisi konulan hastalarda düzenli ilaç tedavisi ile iyileştirilmesi mümkün olan bir hastalıktır.

Kan şekeri ölçümü, kan basımcı ölçümü, ayak ve göz muayeneleri, diş kontrolleri ve idrardaki proteinlere yönelik testler düzenli olarak uygulandığı zamanlar önlem alınmış olmaktadır.

Tip 2 Diyabetin Tedavisi Nedir?

Vücuttaki Tip 2 Diyabetin oldukça sık görülen bir hastalıktır. Yaşanması muhtemel her duruma karşı mutlaka tedavi gerektiren sağlık sorunudur.

Hastalığın seyri zor olmakla beraber tedavi sürecine başlanmadığı durumlarda kalp damar, felç, el ve ayak hastalıklarına, görme organlarının hasarına davetiye çıkaran bir hastalıktır.

Tip 2 diyabetin cerrahi tedavisi hastaya ve hastalığın boyutuna göre değişmektedir. Beslenme düzeninde değişiklik ve vücut hareketleri tedavinin temelini oluşturmaktadır.

Süreç aşağıdaki maddeler doğrultusunda ilerlemektedir.

  • Diyabete göre düzenlenmiş uygun bir diyet süreci.
  • Hastanın fiziki durumuna göre; boy, kilo vs. tezahür edilmiş düzenli bir egzersiz egzersiz programı.
  • İlaç tedavisi ve benzeri faaliyetler.

Tip 2 Diyabet Tedavisinde Hangi İlaçlar Kullanılır?

Hastalık sürecinde kullanılan ilaçlar ülkemizde mevcuttur. Vücuda etki payına ve işlevine göre ilaçlar üç şekilde sınıflandırılabilir:

1. Sulfonilüreler: İnsülin salınımı arttırmak ve vücüdün insüline karşı koruyuculuğunu getirme işlevi. Bu tip ilaçlar arasında Betanorm, Diamicron, Diabinese, Gliben, Glucotrol XL Amaryl, Diameprid ilaçları örnek olarak gösterilebilir.

2. Biguanidler: insülin salınımında vücuttaki hücrelere şeker ulaşımını sağlayan ilaçlardır. Bu ilaçlar kan şekerinin düşmesinde rol oynarlar. Çoğunlukla fazla kilolu yani şişman hastalarda kullanılmaktadır. Bu tip ilaçlar arasında Glucophage, Glifor, Gluformin, yer almaktadır.

3. Glinidler: vücuda besin alınması ile oluşan tokluk sonrasında kan şekerini dengelemek amacıyla kullanılan ilaçlar arasında Nateglinid, Repaglinid ilaçları yer almaktadır.

Tip 2 Diyabet Ameliyatı Kimlere Yapılır?

Vücuttaki pankreasın insülin üretme boyutu korunmuş olduğu takdirde Tip 2 Diyabet hastalarına ameliyat uygulanır. Diğer durumlarda ameliyat uygulanmamaktadır.

Çünkü bu sorunla mücadele içerisinde bulunan her hastanın şeker oranları paralel gitmemektedir. Kimi hastalar oldukça uzun müddet bu hastalığı taşırken kimi hastalar kontrol altında tutulmaktadır.

Hastanın kaç yaşında başladığı, kullanılan ilaçlar, kan şekeri gibi durumlar hastadan hastaya değişim göstermektedir.

Kontrol edilmemiş hastalarda insülin kullanma kapasitesi etkisiz durumdadır. Bu hastalara uygulanılan herhangi bir operasyon bir fayda sağlamayacaktır.

Burada önemli olan hastanın insülin rezervlerinin korunmuş durumda olmasıdır.

Tip 2 diyabet ameliyatının uygulanması sürecinde öncelikle hastalığın ileri seviyeye gitmemiş olması gerekmektedir.

Hasta pankreasının insülin seviyesinin ölçümü sonrasında yapılan kan tahlilleri sonuçlarına göre ameliyat uygulanmaktadır. Aynı zamanda hastanın vücut kitle indeksinde anormal bir durumla karşılaşılmaması gerekmektedir.

Burada hastanın boy ve kilo oranı önemlidir. Vücut kitle indeksi 35 ve üzeri olduğu takdirde ameliyat gerçekleştirilmektedir.

Tip 2 Diyabet Hastaları Ne Yemeli?

Hastanın ne yiyeceği mottosu, en ideal sağlık için gereklidir. Hastalık sürecinde dengeli beslenmek gerekmektedir.

Öğünlerin düzenli ve küçük çaplı olması için hastaya göre uyarlanmış sağlıklı bir diyet programı bu hastalık için kullanılmaktadır.

Tip 2 diyabet hastaları gündelik hayatlarında entegre olabilecek şekilde diyet programı sürecini ilerletmelidirler.

Bol miktarda lif içeren zengin besinler ve son derece doğal ürünler tercih edilmelidir. Ortak unsurları meyve, sebze, tam tahıllı ürünler, balık, gibi içeriğe sahip olunan besinler ve kaymaksız süt ve yağlar son derece faydalı olmaktadır.

Tahıllar işlenmemiş olmasından dolayı kan şekerinde ani değişiklikleri önleme işlevi bulunmaktadır. Bakliyat gibi suda çözünebilen gıdalar şekerin kana karışma süresini kontrol altında tutmaktadır.

Şeker oranı fazla olan ve işlenmiş ürünlerden kaçınmak gerekmektedir. Sebze ve meyveler içerisinde barındırdığı vitaminlerle kan şekerinin sabit kalmasına yardımcı olmaktadırlar.

Portakal, limon, karalahana, ıhlamur, ıspanak, turp gibi tüketim ürünleri ve yağsız etler kategorisinde bulunan alabalık, somon, karides, derisiz tavuk ve hindi vb. tüketim ürünleri şeker hastalarının tercih ettiği gıdalardır.

Tip 2 Diyabetin Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Genellikle 40 yaş üstü ve fazla kilolu insanlarda oluşan Tip 2 diyabet tedavi yönteminde ilk basamak beslenme düzeninde değişim yapmakla beraber egzersiz programlarını uygulamaya koymak gerekmektedir.

Bu alışkanlıklar uygulandığı halde bir verim alınmadıysa yani kan şekeri oranında düşme gerçekleşmediyse oral yoluyla hap kullanımı başlamaktadır.

Yine aynı şekilde bazı hastalarda insülin enjeksiyon takviye ilavesi ile tedavi süreci ilerlemektedir.

Tip 2 Diyabet Riskleri Nelerdir?

Başlangıçta hiçbir belirti göstermeyen Tip 2 Diyabet risk faktörleri şu şekildedir;

  • Aile soyunda daha önce görülmüş diyabet öyküleri,
  • Obezite, fazla kilo, hipertansiyon, kalp damar ve polikistik over hastalığı olan bireyler,
  • 45 yaş ve üstü kişiler ve hamilelikte diyabet tanısı ile beraber iri bebek doğuranlar,

Bu belirtileri taşıyan vücutlar gerekli kontrolleri sağlamalıdırlar aksi takdirde görme organında bozukluk, böbrek sorunları, kalp krizi, inme, felç, ellerin uzantısı ayaklarda yürüyememe, sinir sistemlerinde bozulma sonuçlarını doğurabilir.

Tip 2 Diyabet Ameliyatı Yan Etkileri Nelerdir?

Diyabet ameliyatı sıradan bir sindirim sistemi ameliyatı risk oranı ile aynı riski taşımaktadır.

Gelişen ve değişen günümüz Türkiye teknolojisinin olanakları operasyonlardaki riskleri gittikçe aşağı indirgenmiştir. Bu ameliyat tıptaki en üst düzey ameliyatlar arasında yer almaktadır.

Öncelik olarak operasyon öncesi detaylı ve branş branş tetikler yapılmalıdır, çünkü hastanın bilmediği veya tanısı konulmamış bir diğer hastalığı olabilme durumu hesaba katılmalıdır.

Ameliyat sürecinde hastanın değerleri ayrıntı biçimde takip edilerek olumsuzluklar doktor tarafından kontrol altına alınır.

  • Diğer ameliyatlarda uygulanan narkoz, Tip 2 Diyabet ameliyatında da kullanılmaktadır. Bu narkozun olumsuz etkileri görülmektedir.
  • Kanama oluşabilmektedir.
  • Akciğer emboli diye tanımlanan pıhtılaşma meydana gelebilir. Ameliyat sırasında kan akımın durdurulması, yavaşlatılması nedeniyle bacaklardan başlayarak akciğer damarlarına doğru pıhtılaşma olabilmektedir.
  • Bacaklardan akciğer enfeksiyonu ve apse oluşumu gibi küçük çaptaki zararlarda oluşabilmektedir.
  • Riskler arasında en çok tedirgin edeni Anostomoz Kaçağı komplikasyonudur. Farkına varılmaması ya da geç fark edilmesi durumunda önemli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Enfeksiyon burada devreye girmekte ve hastanın durumunu bozmaktadır.