Bu gönderiyi oylayın.
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Kadın kanserleri arasında en yaygın kanser çeşidi olan meme kanseri, aynı zamanda akciğer kanserinden sonra ölüm oranı en yüksek olan kanserdir. Bütün kadınların ortalama %24’ünde karşılaşılan meme kanseri kadın ölümlerinin %14’ünü oluşturur. Her 8 kadından birinin hayatını tehdit eden bu hastalık nadiren de olsa erkeklerde de ortaya çıkar. Tedavi aşamasında erken evre teşhisi ve toplumsal bilinç kazanımı oldukça önemlidir.

Meme Kanseri Nedir?

Meme dokusu; yağ dokusu, meme lobları, sinüs boşlukları, bağlar, salgı bezleri, ve süt kanallarından oluşan bir yapıdır. Meme dokusunda yer alan bu hücrelerde kontrolsüz bir çoğalma gerçekleşmesi ise meme kanseri olarak adlandırılır. Kimi durumlarda hızla büyüyen bu zararlı hücreler vücudun farklı noktalarına sıçrayarak bu bölgelerde de hasara neden olabilir. Bütün kanser türlerindekine benzer şekilde, meme kanserinde de hücre DNA’larında bir takım bozulmalar mevcuttur. Bunun sonucunda hücrelerde kontrolsüz ve hızlı bir çoğalma gözlenir, ayrıca çoğalan bu hücreler uzun ömürlü ve zararlı yapıdadır. Dolayısıyla etkilenen doku ve organlarda kalıcı hasara neden olabilir, zaman içinde şiddetini artırarak hayati risk taşır hale gelebilir. Kanserli hücrelerin çoğalarak yığılma yapması, meme bölgesinde tümör adı verilen kütle birikimine neden olur.

Meme Kanserinin Evreleri

Meme kanseri evreler halinde ilerleyen ve zamanla şiddetini artıran bir hastalıktır. Her evre belirtilerin gelişimi ve şiddeti bakımından farklılık gösterir. Genel olarak erken evreler tedavinin daha kolay ve hızlı tamamlandığı aşamalardır. Meme kanserinde 5 ana, 3 alt evre bulunur:

  • Evre 0: Kanserin ilk oluşum aşaması olan bu evrede zararlı hücreler süt kanallarında görülmeye başlar fakat lenf bezlerine, yağ dokusuna veya diğer doku ve organlara yayılım göstermez. En erken aşama olan Evre 0’da henüz tümör oluşumu başlamamıştır. Bununla birlikte hastalığın çeşitli görüntüleme yöntemleri ile tanılanması mümkündür.
  • Evre 1: Kanserin yayılmaya başladığı bu evrede 2cm’den küçük boyutlu tümör oluşumu gözlenir. Kanserli hücrelerin meme dışında başka bir yere yayılmadığı ve çevre organlara ulaşmadığı aşamadır.
  • Evre 2A: Evre 2A’da kanserli hücreler boyuta bağlı olarak koltuk altındaki lenf bezlerine yayılabilir. Tümör boyutu 2-5 cm arasıdır veya koltuk altındaki lenf bezlerine ya da diğer çevre dokulara sıçramış durumdadır.
  • Evre 2B: Bu aşamada tümör boyutu 2-5 cm arasıdır ve lenf bezlerine yayılmış fakat uzak organlara sıçramamış durumdadır. Kimi zaman tümör boyutu 5 cm’den fazla olabilir fakat koltuk altı lenf bezlerine yayılmamış haldedir.
  • Evre 3A: Bu evrede memede tümör bulunmaz fakat koltuk altı lenf bezlerinde yapışık kanser bulunur. Yapışma kanser hücrelerin birbirine veya çevre dokulara yapışmasıyla meydana gelebilir ve tümör 5 cm ya da daha büyük boyutludur.
  • Evre 3B: Bu aşamada tümörlü yapının boyutu herhangi bir büyüklükte olabilir ve yayılım genellikle komşu dokulara kadar sıçramış haldedir. Koltuk altının yanı sıra; göğüs kafesi çevresindeki lenf bezleri, kaburgalar, göğüs duvarı kasları veya göğüs duvarı tümörden etkilenebilir. Öte yandan uzak organlarda kanserli hücre bulunmaz, yani yayılım çevre dokularla sınırlıdır.
  • Evre 3C: Bu evrede de tümör boyutu değişkendir fakat yayılım boyun bölgesi, köprücük kemikleri ve koltuk altına kadar uzanır. Dolayısıyla meme çevresinde çok sayıda kanserli hücre bulunur.
  • Evre 4: Meme kanserinin uzak dokulara yayılımının başladığı bu evrede akciğer, karaciğer ve beyin gibi organlarda kanserli hücreye rastlanabilir. Bu evredeki tedavide hasta yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak hedeflenir ancak etkilenen organa göre etkiler ve hastalık şiddeti ciddi boyutlarda olabilir.

Bütün bunlarla birlikte meme kanseri Evre 3C’ye kadar ameliyat gerektirmeden tedavi edilebilir. Evre 3C’de ise tedavi ameliyat ile veya ameliyatsız olarak ikiye ayrılır.

Ameliyat edilebilir Evre 3C meme kanseri vakalarında;

  • Koltuk alt lenflerinde 10 veya daha fazla tutulum gözlenebilir,
  • Meme tümörü ile eş taraflı köprücük kemiği altında yer alan lenf nodlarında ve komşu lenf hücrelerinde tutulum olabilir,
  • Meme içindeki ve koltuk altındaki lenflerde yayılım görülebilir.

Ameliyat edilemez Evre 3C vakalarında ise; kanser köprücük kemiği üzerinde bulunan lenf nodlarına kadar yayılmıştır ve meme tümörüyle eş taraflı boyun lenflerinde tutulum gözlenir.

Meme Kanseri Neden Olur?

Meme kanseri kesin sebebi bilinmeyen bir hastalıktır fakat bilinen risk faktörleri şunlardır:

  • Genetik yatkınlık
  • Kadın olmak
  • Doğum yapmamış veya ilk doğumu 32 yaştan sonra yapmış olmak
  • Doğum sonrası 6 ay bebeği emzirmemek
  • İleri yaşta menopoz dönemine girmek
  • Erken yaşta adet olmak
  • Fazla alkol tüketimi
  • Hareketsiz yaşam tarzı
  • Aşırı kilo veya obezite
  • Daha önce meme kanseri tanının konmuş olması
  • Uzun süreli östrojen tedavisi
  • Göğüs çevresinde aşırı radyasyona maruz kalmış olmak

Özellikle ilk adetini 12 yaşından önce görenlerde, ailede meme kanser öyküsü bulunduranlarda ve ileri yaşlı kadınlarda meme kanseri riski artar. Kanser vakalarının büyük çoğunluğunu 65 yaş ve üzeri kadınlar oluşturur. Bununla birlikte meme kanseri nadiren de olsa erkeklerde de görülebilir. Erkeklerdeki meme dokusu kadınlardaki kadar gelişmiş değildir ve kanser riski oldukça düşüktür. Ancak her 100 vakanın 1’i 60 yaş üzeri erkeklerde ortaya çıkar. Toplumda erkeklerin meme kanseri olabileceğine dair net bir görüşün olmaması, genel ihmalkarlık ve bilgisizlik gibi faktörler bu vakaların tespitini zorlaştırır. Bu nedenle hem tanılama hem de tedavi genellikle orta-geç evrelerde başlar.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Meme kanseri evreler halinde ilerleyen bir hastalıktır ve semptomlar buna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Başlangıç evresinde herhangi bir bulgu vermeyebilir ancak meme kanserinin genel belirtileri şunlardır:

  • Meme dokusunda büyüme
  • Meme dokusunda ağrı
  • İki meme arasında oluşan şekil farklılığı
  • Meme veya koltuk altı bölgesinde elle hissedilen ağrısız şişlik
  • Adet döneminde öncekilerden yoğun şiddetli ağrı
  • Meme cildinde tahriş veya kalınlaşma
  • Meme başında renk değişimi veya çökme
  • Meme başında soyulma, dökülme, kızarıklık veya yara oluşumu
  • Meme başından kırmızı veya pembe renkli akıntı gelmesi
  • Kilo kaybı
  • Yorgunluk

Erkeklerdeki meme kanseri bulguları da kadınlardakiyle benzerlik gösterir. Genellikle meme ucundan akıntı gelmesi ve meme ucu kızarıklığı gibi belirtilerle karakterizedir. Bunların yanı sıra meme dokusunda ağrısız kitle oluşumu, meme ucu çukurlaşması ve büzülmesi de eşlik eden semptomlardandır. Bu bulgular her zaman kanser habercisi olmamakla birlikte, fark edildiği zaman hekim muayenesini gerektiren durumlardır.

Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Meme kanseri, genel olarak başlangıç bakımından diğer kanser türlerinden ayrılır ve erken evrede çok fazla bulgu vermez, bu nedenle teşhisi diğer kanserlere göre daha zordur. Genellikle rutin meme taramaları ve kontrollerinde tespit edilir. Ayrıca ele gelen kitle varlığının tespiti de tanı koyma aşamasında önemlidir. 40 yaş altı kadınlarda fizik muayeneye ek olarak mamografi ve ultrasonografi yapılması gerekir. 40-50 yaş arası kadınlarda ise her 2 yılda bir bu taramaların rutin hale getirilmesi önemlidir.

Meme kanseri tanısının konulmasıyla birlikte hastalığın evresine ve ilerleyişine göre bir tedavi planı oluşturulur. Tedavide multidisipliner bir yaklaşım söz konusudur ve erken evrede farklı çalışmalara başvurulabilir. İleri evrelerde ise kanserli dokuyu küçültmek için kemoterapi, radyoterapi, hormonoterapi, cerrahi müdahale gibi farklı uygulamalar değerlendirilebilir. Bununla birlikte farklı dokulara yayılım göstermiş meme kanserinde cerrahi operasyon tedavide yer almaz ve genellikle tıbbi müdahale uygulanır. Hastanın düzenli olarak kontrol ve takip edilmesi de tedavinin önemli bir parçasıdır.

  • Cerrahi: Meme kanseri cerrahi girişimlerinde mastektomi ile meme dokusunun tamamen çıkarılarak hasarlı yapının alınması sağlanır. Daha sonra alınan bölgeye silikon meme yaptırılabilir. Segmental mastektomi yönteminde ise hastalıklı dokunun ve çevresinin çıkarılıp temizlenmesi sağlanır.
  • Kemoterapi: Yayılım gösteren hücreleri temizlemek için damar yoluyla ilaç takviyesi verme şeklinde uygulanan yöntem kemoterapi olarak adlandırılır ve hastalığın evresine göre uygulanır.
  • Radyoterapi: Tedavideki amaç meme dokusunda ve çevresinde yer alan hücreleri ortadan kaldırmaktır. Uygulama ise meme, koltuk altı ile çevredeki lenf bezlerini kapsar.
  • Hormonoterapi: Hastalığın yayılımını önlemeyi amaçlayan bu yöntemde çeşitli hormonların etkisini azaltmaya yönelik uygulamalar yapılır. Bu sayede kanserli hücrelerin büyümesi ve yayılması engellenir.

Meme Kanseri Ameliyatından Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyat gerektiren vakalar, genel anestezi altında kanserli yapının vücuttan alınması şeklinde tedavi edilir. Meme kanseri ameliyatının iyileşme hızı ve ilerleyişi uygulanan işlemin kapsamına göre değişkenlik gösterir. Genel olarak ameliyat 1-3 saat sürer ve işlem sonrası birkaç gün hastane istirahati önerilir. Erken evrede tanı konulanan vakalarda ameliyat daha başarılı olacağından tekrar etme riski azalır ancak her durumda sorunun yeniden tekrarlama riski bulunur. Bu nedenle ameliyat sonrası düzenli doktor takibi şarttır. Özellikle ameliyattan sonraki ilk 3 yıl 3 ayda bir hekim muayenesi gerekir, sonraki yıllarda ise her 6 ayda bir ve devamında yılda 1 kontrol önemlidir.